Yem bezelyesi soran üreticinin ilk sorusu genellikle ekim zamanı oluyor: güzün mü, ilkbaharda mı? Bu soruya tek bir tarihle cevap vermek zor, çünkü yem bezelyesinde takvim iki şeyden birlikte çıkıyor. Birincisi çeşidin karakteri: kışlık karakterli bir çeşit güzde ekilmek üzere seçiliyor, yazlık karakterli bir çeşidin takvimi ilkbahara düşüyor. İkincisi bölgenin kışı; yayınlarda ılıman bölgelerde güz ekimi, sert karasal bölgelerde ise erken ilkbahar ekimi öne çıkıyor. Assas künyesinde kışlık olarak geçen, soğuğa dayanımı "çok iyi" verilen bir çeşit ve ekim zamanı güz: ekim ayından aralık ortasına kadar. Bu yazıda erken ekmekle geç ekmek arasında neyin değiştiğini, ekim derinliği ile tohumluk miktarını, tahılla karışık ekimde araştırmaların işaret ettiği oranı, biçim zamanında verim ile kalite arasındaki dengeyi ve hasattan sonra tarlada kalanı ele alıyoruz.
Güz mü ilkbahar mı: çeşidin karakteri ve bölgenin kışı
Yem bezelyesi serin iklim bitkisi; çimlenme için yüksek sıcaklık istemiyor, hatta tarımsal yayınlarda ekim için günlük ortalama sıcaklığın 3,5-9 santigrat derece aralığı işaret ediliyor. Bu yüzden güz ekimi mümkün. Sınırı belirleyen şey soğuğun kendisi: kışlık ekilen bir tarla soğuk dönemi tarlada geçirmek zorunda ve bunu ancak soğuğa dayanıklı bir çeşitle yapabiliyor. Yayınlarda yem bezelyesinin kısa süreli donlara tolerans gösterdiği, ilk gelişme evrelerinde eksi on dereceye kadar dayanabilen çeşitlerin bulunduğu belirtiliyor. Kışı çok sert geçen yerlerde genel tavsiye yine de erken ilkbahar ekimi, yani şubat-mart; ılıman ve geçit özellikli bölgelerde güz ekimi tercih ediliyor.
Assas kışlık bir çeşit. Künyesinde gelişme tabiatı kışlık, soğuğa dayanımı "çok iyi" olarak geçiyor; çeşit 2018 yılında TTSM tarafından tescil edilmiş, ıslahçı kuruluşu Agri Obtentions. Yetiştirilebileceği alanlar bakımından da esnek: taban, yarı taban ve kıraç alanların hepsinde yetiştirilebiliyor. Bu iki özellik bir aradayken güz ekimi, tarlanın hububat sonrası boşaldığı bölgelerde münavebeye rahat yerleşiyor. Kışın çok sert geçtiği yerlerde ise ekim kararı tarla tarla değerlendiriliyor; böyle bir tarlada ilkbahar ekimi yapılacaksa yazlık karakterli bir çeşit aramak daha doğru oluyor.
Erken ekmekle geç ekmek arasındaki fark
Künyedeki ekim süresi iki buçuk aya yakın: ekim ayı başından aralık ortasına kadar. Bu genişliğin başlıca sebeplerinden biri Türkiye’nin bölgeleri arasındaki iklim farkı, bir diğeri de tarlanın önceki üründen ne zaman boşaldığı. Hububat hasadı ve sonrasındaki tarla temizliği erken tamamlanan yerlerde ekime ekim ayında başlanabiliyor; tarla geç boşalıyorsa ekim kasıma, hatta aralık başına kayıyor.
Erken ekimle geç ekim bitkiye aynı şeyi vermiyor. Erken ekilen bir tarlada bitki kışa daha gelişmiş giriyor ve kardeşlenmesi için zaman buluyor; Assas’ta kardeşlenme 18 ana sapa kadar çıkıyor ve birim alandan alınan ot miktarını yükselten asıl özelliklerden biri bu. Geç ekimde bitkinin önünde kalan süre kısaldığı için çeşidin soğuğa dayanımı daha belirleyici hâle geliyor. Künye aralık ortasını son ekim tarihi olarak veriyor; bu tarihten sonrası için bir tavsiyemiz yok.
Ekim tekniği tarafında rakamlar oldukça net. Yayınlarda ekim derinliği 3-5 santimetre, sıra arası 15-20 santimetre olarak veriliyor; mibzerle sıraya ekimde dekara 12-15 kilogram tohumluk yeterken serpme ekimde miktar 15-20 kilograma çıkıyor. Assas künyesi de tek başına ekim için dekara 12-15 kilogram veriyor, yani mibzerle yapılan ekimle örtüşüyor; serpmede fazladan giden tohum, yöntemin kontrol eksikliğinden geliyor. Gübre tarafında baklagil olmanın avantajı görülüyor: yayınlarda ekimle birlikte dekara 3-5 kilogram saf azot ve benzer düzeyde fosfor verildikten sonra azotlu gübreye devam edilmemesi öneriliyor, çünkü bitki azotunu bir süre sonra kendisi bağlamaya başlıyor. Tarlaya ilk kez baklagil giriyorsa Rhizobium leguminosarum ile tohum aşılaması da öneriler arasında; bizim tohumluğumuz aşılı olarak gelmiyor, aşılama tercih eden üreticiler bunu kendileri yapıyor.
Tek başına mı, tahılla karışık mı?
Yem bezelyesi hem tek başına hem de bir tahılla karışık ekilebiliyor; künyedeki tohumluk miktarı da bu iki duruma göre ayrı veriliyor: tek başına 12-15 kg/da, karışımda 10-12 kg/da. Karışımda bezelyenin payı düştüğü için dekara giden tohumluk da düşüyor. Pratikte yaygın olarak anlatılan karışım, dekara 12 kilogram civarı bezelyenin yanına 6-7 kilogram tahıl tohumu konması.
Karışımın gerekçesi bitkinin yapısıyla ilgili. Assas 180-200 santimetre boya ulaşan, sapı sağlam ve geniş, yaprakları geniş bir baklagil; bu boydaki bir bitki karışımda kendisine destek olan bir tahılla daha rahat ayakta kalıyor. İkinci gerekçe yem tarafında: baklagil tek başına silolandığında şeker oranı düşük olduğu için zorlanıyor, karışımdaki tahıl kuru madde ve fermantasyon için gerekli karbonhidratı getiriyor. Oran konusunda araştırma var: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan ve yem bezelyesinin arpa, yulaf ve tritikaleyle farklı oranlarda karıştırıldığı bir denemede en yüksek yeşil ve kuru ot verimi yüzde 50 arpa – yüzde 50 yem bezelyesi karışımından alındı; çalışma arpa ve tritikalenin bezelyeyle 50:50 ikili karışımını öneriyor. Bölgemizde bu karışım için arpa ya da Ramdam gibi bir tritikale çeşidi akla geliyor. Tohumluk miktarı konusundaki genel yaklaşımımızı dekara kaç kilo tohumluk yazısında ayrıntılı anlattık.
Biçim zamanı: verim mi, kalite mi?
Güzde ekilen bir Assas tarlasında ot hasadı nisan sonu – mayıs başına denk geliyor ve künye ilk çiçekten sonra 15-20 günlük bir hasat süresi veriyor. Bu 15-20 günün neresinde biçileceği, tarladan ne beklendiğine göre değişiyor. Kırşehir koşullarında 2013-2015 arasında yürütülen ve Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, yem bezelyesi-yulaf karışımını üç dönemde biçmiş: çiçeklenme başlangıcı, tam çiçeklenme ve bakla bağlama. Kuru ot verimi bakla bağlama döneminde en yükseğe çıkmış, ham protein oranı ise çiçeklenme başlangıcında; saf bezelyede bu dönemde protein yüzde 17,54 ölçülmüş. Yani biçim geciktikçe tarladan çıkan ot artıyor, otun kalitesi düşüyor.
Bu yüzden biçim kararı kullanım amacına bağlanıyor. Kuru ot hedefleniyorsa yayınlar çiçeklenme başlangıcı ile yüzde 50 çiçeklenme arasını işaret ediyor; silaj hedefleniyorsa çiçeklenme dönemi öne çıkıyor. Aynı Kırşehir çalışması, verim ve kalite birlikte değerlendirildiğinde karışımda bezelye oranının yüzde 50-60 dolayında tutulmasını ve çiçeklenme başlangıcında biçilmesini öneriyor. Kuru ot yapımında ayrıca bir ayrıntı var: baklagillerde kurutma sırasında yaprak dökülmesi besin kaybına yol açıyor ve besin değerinin büyük kısmı yaprakta olduğu için bu kayıp doğrudan yem kalitesine yansıyor. Silajda hasat ve depolama kayıplarının daha az olması, karışık ekimin silaj tarafında tercih edilmesinin sebeplerinden biri.
Hasattan sonra tarlada kalan
Yem bezelyesinin hesabı biçimle kapanmıyor. Baklagil olduğu için kökleriyle toprağa azot bağlıyor ve arkasından ekilen ürün bu azotu kullanıyor; münavebede baklagilden sonra hububat gelmesinin yaygın olmasının sebeplerinden biri bu. Hasadın nisan sonu – mayıs başında tamamlanması da tarlaya aynı yıl içinde ikinci bir ürün için alan bırakıyor, yani tarla tek üründe kilitlenmiyor.
Çeşidin yem tarafındaki rakamları tescil denemelerinden geliyor. Assas, yeşil ot veriminde standart ortalamanın yüzde 19, kuru ot veriminde yüzde 22,1 üzerinde sonuç aldı. Künyede protein oranı yüzde 18,49, kuru madde sindirilebilirliği 121,3 olarak geçiyor. Sağlık tarafında kök hastalıklarına tolerans var ve tohumluk fungal hastalıklara karşı ilaçlı geliyor; çuvaldan çıkan tohumun ayrıca bir ilaçlamaya ihtiyacı bulunmuyor.
Başlıktaki soruya dönersek: yem bezelyesinde ekim zamanı çeşidin karakteri ile bölgenin kışından çıkıyor ve kışlık bir çeşit olan Assas için künyedeki ekim zamanı güz dönemi, ekim ayından aralık ortasına kadar. Erken ekim bitkiye gelişme zamanı bırakıyor, geç ekimde bu süre kısalıyor; ikisi arasındaki tercihi tarlanın önceki ürünü ve bölgenin iklimi belirliyor. Yem bitkisi planını bütün olarak kurmak isteyen üreticiler için yonca ve süt otu çeşitlerimiz aynı takvimin farklı zamanlarına denk geliyor; yoncada ekim dönemi tercihini sonbahar mı ilkbahar mı yazısında ele aldık. Tarlanın münavebesini, kışın sertliğini ve hedeflenen ot türünü bize ilettiğinizde ziraat mühendisimiz tek başına mı karışık ekimin mi uygun olacağını koşullarınıza göre değerlendirir: +90 506 101 01 50. Çeşidin künye değerlerinin tamamı yem bezelyesi tohumu sayfasında yazıyor.