Devamı
Kışlık ekim dönemi başladı, stok için arayın

Yonca Ekimi: Sonbahar mı İlkbahar mı?

Sulu arazide yonca tarlası

Yonca tohumluğu alırken en sık gelen sorulardan biri ekim zamanıyla ilgili: sonbahar mı, ilkbahar mı? Tarladan gelen cevap ikisinin de yapıldığı yönünde. Bölgemizde her iki dönemde de yonca ekilişi var ve dönemi belirleyen şey çoğu kez yoncanın kendisi değil, tarlanın o yıl içindeki sırası. Bu yazıda iki pencerenin nerede ayrıştığını, sonbahar ekiminin takvimini, ilkbaharda karşılaşılan yabancı ot baskısını, tohum yatağı ile ekim miktarını ve yoncanın tarlada kaldığı yılları bir arada anlatıyoruz. Çeşitlerin kendi künye değerleri için Mirna ve Central sayfaları ayrıca duruyor.

Ekim zamanını tarladaki sıra belirliyor

Yonca çok yıllık bir bitki; bir kez ekildiğinde tarlayı birkaç yıl boyunca meşgul ediyor. Bu yüzden ekim zamanı sorusu pratikte tarlanın ne zaman boşalacağı sorusuna dönüşüyor. Önünde arpa ya da buğday olan bir tarlada karar hasatla ve hasat sonrası temizlikle birlikte veriliyor; hububat kalktıktan sonra tarla zamanında hazırlanabiliyorsa sonbahar ekimi gündeme geliyor. Şeker pancarı olan tarlada tablo farklı: pancar aralıkta sökülüyor, tarla sonbaharda boş olmuyor ve yonca ilkbahara kalıyor.

Yani iki pencere arasındaki tercih çoğu zaman önceki mahsulün durumuna göre şekilleniyor. Münavebe sırası sonbaharda tarlayı boşaltıyorsa sonbahar, boşaltmıyorsa ilkbahar ekimi yapılıyor. Bu iki dönemden birinin diğerine mutlak üstünlüğü olduğunu söylemek doğru olmaz; ikisinin de kendi takvimi ve kendi dikkat isteyen noktası var.

Sonbahar ekiminde takvim ve bitkinin kışa girişi

Sonbahar ekiminde takvim dar. Bölgemizdeki tavsiyemiz ekimin eylülün ortasına kadar tamamlanması; 15 Eylül pratikte son sınır olarak kabul ediliyor. Ağustos sonunda ekilen tarlalarda bitki kışa girmeden önce bir biçim verecek kadar gelişebiliyor ve tarla kışa o şekilde giriyor. Takvim kasıma sarktığında tablo değişiyor: yonca çıkış döneminde nazlı bir bitki ve soğuk gelmeden gelişimini tamamlayacak zamanı bulamıyor. Geç ekilen bir tarlada sorun tohumun miktarında değil, bitkinin önünde kalan gün sayısında.

Kış kaybına gelince, bölgeye uygun ve soğuğa dayanıklı bir çeşit seçildiğinde bunu genelde yaşamıyoruz. Yoncada çeşitler farklı iklimler düşünülerek geliştiriliyor; sahil koşulları için seçilmiş bir çeşit karasal iklimde ekildiğinde soğuktan zarar görebiliyor. Karasal iklim için seçilmiş çeşitlerde ise kış, sonbahar ekiminin önündeki başlıca engel olmaktan çıkıyor. Mirna ile Central arasındaki temel fark birinin yerli, diğerinin ithal bir çeşit olması; ekim dönemi tercihinde ikisi için ayrı bir tavsiyemiz yok.

İlkbahar ekiminde yabancı ot baskısı ve su

İlkbahar ekiminin en belirgin zorluğu yabancı ot. Yonca fide döneminde hassas bir bitki; yeni çıkmış bitkiler toprağı henüz kaplayamadığı için yabancı otların baskı kurması kolay oluyor. Bu dönemde ot ilacı mücadelesi yapılıyor ve ilk biçim alındıktan sonra yabancı otlar geri düşüyor; yonca toparlandıkça tarlanın hâkimi değişiyor. İlkbahar ekiminde kritik olan, çıkışı izleyen ilk haftalar.

İlk yaz kuraklığı ise beklenenin aksine çoğu tarlada sorun çıkarmıyor, çünkü yonca ağırlıklı olarak sulu koşullarda ekiliyor. Su olmayan bir tarlada yoncanın zor olduğu tarlada yaygın bir kabul; sulama yapıldığı için fide dönemindeki sıcak ve kurak günler genellikle problem olmuyor. Kuru koşulda yonca denemesi bölgemizde yaygın değil, satışımızın büyük bölümü sulu arazilere gidiyor.

Tohum yatağı, ekim derinliği ve dekara miktar

Yonca tohumu küçük ve bu, tohum yatağını yoncanın en kritik konusu hâline getiriyor. Tarlanın tesviyesinin iyi yapılmış olması, yüzeyin halı gibi düz kalması isteniyor; ekim derinliği 1-2 santimetre civarında. Derine kaçan tohumun çıkışı zorlaşıyor, çünkü küçük tohumun yüzeye ulaşacak enerjisi sınırlı; yoncada çıkış problemlerinin başlıca sebeplerinden biri bu. Ekimden sonra merdane çekilmesini öneriyoruz; merdane toprakla tohum arasındaki hava boşluklarını kapatıyor ve çıkışı düzenli hâle getiriyor.

Dekara atılacak miktarda tavsiyemiz 2-3 kilogram aralığında; bu aralığın neresinde durulacağını bölge, toprak hazırlığı ve ekimin sıraya mı serpme mi yapıldığı belirliyor. Tarlada bunun üzerine çıkan bölgesel alışkanlıklar var ve toprak hazırlığı istenen düzeyde olmadığında tohum çoğu zaman fazla atılıyor. Benzer bir tablo hububatta da geçerli; miktarın nereden geldiğini dekara kaç kilo tohumluk yazısında ayrıntılı ele aldık.

İlk yıl alınan biçim sayısı bakıma ve iklime bağlı olarak üç ile beş arasında değişiyor; bu, sonbahar ekiminde de ilkbahar ekiminde de benzer görünüyor. Ekim döneminin ilk yıl biçim sayısına tek başına yön verdiğini söylemek bu yüzden doğru olmaz.

Yonca tarlada kalıcı bir yatırım. Verim ilk yıldan itibaren yükseliyor, üçüncü yılda en yüksek noktasına çıkıyor ve oradan beşinci yıla doğru geriliyor; tarlada kalma süresi çoğunlukla beş yılı aşmıyor. Tesis masrafı bu yıllara yayıldığı için hesabın tek yıl üzerinden yapılmaması gerekiyor. Yonca kaldırıldıktan sonrası da bu hesaba dâhil: kökleriyle toprağa azot bağladığı için arkasından ekilen ürün bu azotu kullanıyor ve yonca sonrası hububat ya da endüstri bitkisi ekilen tarlalarda verim artışı gözle görülür düzeyde oluyor. Azot bağlama işini kökteki bakteriler yapıyor; tohumun bakteriyle aşılanması durumunda bağlanan azot daha da artıyor, şartları uygun olan üreticiler aşılamayı kendileri yapabiliyor. Şu an sattığımız yonca tohumu aşılı gelmiyor. Tarlanın münavebesini ve su durumunu bize ilettiğinizde ziraat mühendisimiz hangi dönemin ve hangi çeşidin uygun olacağını koşullarınıza göre değerlendirir: +90 506 101 01 50. Çeşitlerin künye değerlerini yan yana görmek için yonca tohumu çeşitleri sayfası kullanılabilir.

← Blog listesine dön

Hangisi tarlanıza uyar?
Bölgenizi ve sulama durumunuzu söyleyin, ziraat mühendisimiz çeşit önersin.
+90 506 101 01 50